|
|
|
|
Yönetim Danışmanlığı
Günlük konuşmamızda sık sık karşılaştığımız bazı cümleleri , farkında
olmadan biz de kullanmaya başladığımızı fark ederiz …
“Beni çok üzdün “
“Beni hasta ediyorsun “
“Beni sevindirdin “
“ Beni mutlu ettin “
Bütün bu konuşmalarda ortak olan şey ; üzülen , hasta olan , sevinen ve
mutlu olan kişinin başına gelenlerle ilgili olarak “ Bu konuda yapacağım bir
şey yok“ demesidir .
Proaktif olmak , insiyatif almak , öne çıkmak , önceden tedbirini almak
olarak dilimizde de yaygın biçimde kullanılmaya başlandı . Ancak proaktif olmak
sadece insiyatif değil daha da fazlası “ sorumluluk “ almaktır . Yaptıklarımız
, başımıza gelenler için sorumluluk almak “Proaktif “ olmaktır . Bunun tersi de
sorumluluğu başkasına bırakmaktır “ Reaktif” olmak . “Etki” ye karşı
gösterdiğimiz “ Tepki” nin sorumluluğunu almak etki alanımızı genişletecektir .
S. Covey Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı adlı kitabında , birinci alışkanlık “
proaktif” olmaktır .
|
|
Devamı...
|
|
İnsanlar nasıl etkilenir ve ikna edilir
? Sorusu , birlikte yaşama ihtiyacı doğduğundan beri insanoğlunun
cevabını aradığı en temel soruların başında olmuştur . Bu konuda doğuştan
yetenekli insanların ikna – etkileme başarısı ; Herkes etkili olabilir mi ?
İkna etme süreci nasıl işler ? sorularını da getirmiştir . Son yüzyılda psikoloji ve benzer disiplinler
etkilemenin bilimsel temellerini araştırmışlardır . Özellikle pazarlama ,
müzakere ve reklamcılık gibi amacı insanları etkilemek olan sahalarda da bu
araştırma sonuçlarını kullanarak etkinliklerini arttırmışlardır .
Bu konuda bu güne kadar yazılmış iyi kitaplardan biri Robert B. Cialdini ‘nin yazdığı “ İnsanları
Etkileme Yolları”** dır . Psikoloji
Profesörü olan Cialdini ihtisas dalı
olarak ikna ve etkilemeyi seçmiş ve bu konuda yaptığı araştırmalar ile diğer
bilim adamlarının yaptığı araştırmaları derleyerek herkesin anlayacağı şekilde
anlatmıştır .
|
|
Devamı...
|
|
|
“ Zannetme , Dinle !”
Kişisel ilişkilerde , pazarlama , müzakere ve yönetimdeki en etkin
yetenek DİNLEMEK tir .
Başarılı ve sürdürülebilir bir ilişki için dikkatli ve etkin dinlemek gereklidir.
Oysa ki yöneticiler için yayınlanan yönetim dergi , kitap ve benzeri yayınlarda
“Dinleme “ ye ayrılan payın sadece %1,5
olduğunu öğrenmek , bu konudaki eksiğimizin büyüklüğüne işaret
etmektedir .
İletişimin 4 unsurundan( Okuma , yazma , konuşma ve dinleme ) biri olan dinleme, hak ettiği dikkati ve
önemi görmemektedir .
Bize okumayı , yazmayı profesyonel eğitimciler öğretti . Konuşmayı
öğrenirken de ailede herkes seferber oldu . Fakat hiç kimse etkin dinlemenin
nasıl olacağını öğretmedi . Karşımızdakine “ Sus , dinle “ demenin , iletişime
katkısı olmadığını önce aile içinde çocuklarımızdan , işletmede de
çalışanlarımızdan aldığımız/alamadığımız geri dönüşlerden öğrendik .
|
|
Devamı...
|
|
|
Liderlikte etkili iletişim ve ilişkiler
geliştirmek en az sektörel bilgi ve uzmanlık kadar önemli bir alandır. Bu
eğitimin amacı masalarından ve pozisyonlarından gelen gücü kullanan,
çevrelerindeki değişimi yetkilerine dayanarak gerçekleştirmeye çalışan yetkili
yöneticiliğin yarattığı direnç, kızgınlık ve alınganlığın verdiği zarar yerine
Etkili Liderlik becerilerinin getirdiği büyük gücü kullanmak üzere liderlik
becerilerini geliştirmektir.
Üst düzey, orta düzey yöneticiler ve
yöneticilik adayları belirlenen hedeflere ulaşmak için vizyon, hedefler ve
değerleri aktarabilmeleri ve her kademede oluşabilecek değişime direnci, insan
ilişkilerini etkin bir şekilde yönetebilmeleri gereklidir. Katılımcılar bu
eğitimden sonra hem kendileri hem de çevreleri ile ilgili bireysel farkındalık
kazanacaklar ve yukarıda belirtilen etkili liderlik yetkinliklerini
geliştireceklerdir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Bazen işler
yolunda gitmediğinde ne yaparız?
Çoğu
insan kendisine aşağıdaki soruları sorar:
*Problem nedir?
*Bu problem nasıl ortaya çıktı?
*Ne oldu?
*Kimi suçlayabiliriz?
*Bu kimin suçu?
Genelde
sorulan sorular bunlardır.Ancak, problem ortaya çıktığında kendimize soracağımız en iyi sorular bunlar değildir. Değil mi?
|
|
Devamı...
|
|
|
İnsanların yaptıkları işleri neden yaptığı , onları neyin harekete
geçirdiği , yönetim biliminin en temel sorularından biridir.
İnsanlar ne ile motive edilebilirler , görevlerini neden severek ,
isteyerek veya gönülsüz yaparlar ? İnsanların motivasyon stratejilerini
anlamak , onları yöneten ve önderlik eden insanların anlaması ve iyi
bilmesi gerekli konuların başında gelir.
Motivasyonu , “ bir kişiyi veya organizasyonu harekete geçiren veya
tepki vermesini sağlayan güç , uyarı veya tepki “ olarak tarif
edebiliriz.
Motivasyon kısaca “ organizmayı harekete geçiren psikolojik uyarı ,
harekete geçmenin nedeni – harekete geçiren , uyaran ve etkileyen içsel
süreçler - “ dir.
Günlük yaşamımızda motivasyon “ hoşumuza gitmeyecek işleri kolayca ve
zorlanmadan yapmaktır “ herkes hoşuna giden , kendisine keyif veren
işleri yapar, ancak motivasyon sayesinde , gönülsüz olduğumuz işleri
de yapabiliriz.
|
|
Devamı...
|
|
|
Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Eylül-Ekim 2007 sayısında yer almıştır.
Başarı Nedir?
Başarı davranışların doğru ve uygun kombinasyonunun doğal ürünüdür . Başarı ; davranışlar , hedefler , kaynaklar , beceriler , stratejiler , tutumlar , inançlar ve değerler , standartlar ve kriterler , sonuçlar ve duyguların akılcı beyin , zihin ve ruhsal durumlarının ürünüdür .
Sadece küçük bir grup insan bilinçli veya bilinçsiz bu özelliklerin hepsini bulundurur ve başarıya ulaşır . Kalan büyük kütle ise bütün duygularını ve enerjilerini seferber ettiği halde diledikleri başarıya uzanamazlar çünkü bu özelliklerden bazıları eksiktir .
Bu özelliklerin farkında olmak , onların nasıl işlediğini anlamak , gerekli dozajı tesbit etmek ve bütün bu özellikleri bir arada kullanabilmek için niyet ve azim ön şarttır .
|
|
Devamı...
|
|
|
Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Temmuz-Ağustos 2007 sayısında yer almıştır.
İletişim ve ilişki son yıllarda işletme yönetimi ve insan kaynakları literatüründe çok yaygın terimler . Her yerde daha iyi iletişim ve daha anlamlı ve sürekli ilişkilerden bahsediliyor , ama yine de ne olduğu ve nasıl olması gerektiği yeterince anlaşılabilmiş değil ...
Doğru ve anlamlı ilişkiler kısıntısız ve engellenmeyen iletişimle var olabilir .
|
|
Devamı...
|
|
|
Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Mayıs-Haziran 2007 sayısında yer almıştır.
“ En büyük zafer düşmemek değil , düştüğün zaman ayağa yeniden kalkabilmektir . “
Başarı tesadüf değildir . Başarı iyi tasarlanmış planla başlar . Gelecek yıl , geçmiş on yılda başardığınızdan daha fazlasını , böyle bir planla , gerçekleştirebilirsiniz .
Kişisel Stratejik Planlama disiplinli düşünce sürecidir . Sizin kim olduğunuz , nereden gelip nereye gittiğiniz , neyi , nasıl , ne zaman ve niçin yaptığınız bu planda belirtilir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Bu yazı "BEYSAD" dergisinin Mart-Nisan 2007 sayısında yer almıştır.
"Eylemsiz vizyon, rüya gibidir.
Vizyonsuz eylem, boş vakit geçirmek...
Vizyonlu eylem, dünyayı değiştirir. "
İşletmelere ilk girildiğinde , çoğunlukla göz önünde bir yerde şirketin Vizyon ve Misyon'u bazen sade bazen süslü bir çerçeve içinde asılı olduğunu görürüz ve okuruz.
Bu kısa ve öz yazı, işletme hakkında ilk ve önemli bilgileri ulaştırır .Yıllar sonra içeriğindeki detayları unutsak da o izlenim kalıcı olarak yerleşmiştir artık.
Hepimiz işveren ve işgören olarak görev yapıyoruz , aynı zamanda işin dışında da bir hayatımız var . Peki Kişisel Vizyon , Misyon ve Hedeflerimizi hazırladık mı ?
|
|
Devamı...
|
|
|
|
|
|
|
|